Ulaştırma
Programın Amacı: Ulaştırma programının amacı kentlerarası ve kentiçi ulaşım yollarının projesinin hazırlanması, yapımı, bakımı ve onarımı ile taşımacılığın planlanıp yürütülmesi işlerinde, mühendislerle teknisyen ve işçiler arasında görev yapan ara insangücünü yetiştirmektir.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Ulaştırma programında matematik, teknik resim, malzeme bilgisi, tasarı geometri gibi temel alan derslerinden başka, ulaştırma bilgisi, zemin mekaniği, statik mukavemet, karayolu, demiryolu, güzergâh araştırması, bilgisayar işletmenliği gibi dersler okutulmakta ve uygulama yaptırılmaktadır.
Gereken Nitelikler: Ulaştırma programında okumak isteyenlerin matematiğe ve fiziğe, özellikle mekanik konularına ilgili ve bu konularda başarılı, çizim yeteneğine sahip, açık havada çalışmaktan hoşlanan kimseler olmaları gerekir.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Ulaştırma programını bitirenlere "Ulaştırma Teknikeri" ünvanı verilir. Ulaştırma teknikerleri inşaat mühendislerine yardımcı eleman olarak yol ve köprülerin, demiryolu gibi ulaştırma yapılarının projelerinin hazırlanması, yapımı bakımı ve onarımı sırasında işlerin ve işçilerin denetimi, yük ve yolcu taşımacılığında büro işlerinin yürütülmesi gibi görevler yapar.
Çalışma Alanları: Ulaştırma teknikerleri genellikle Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlıklarına bağlı kuruluşlarda görev alırlar. Ayrıca belediyelerin fen işlerinde ve özel sektörün karayolu, demiryolu, havaalanı ve limanı inşaatı, toplu konutların yollarını yapan firmalarında kentlerarası taşımacılık yapan firmalarda iş bulabilirler.
Uluslararası İlişkiler
Programın Amacı: Bu programda dünya devletlerinin oluşturduğu uluslararası sistemin tarihi, geçirdiği evreler, sistemin siyasi, ekonomik ve hukuksal yapısı, işleyişi gibi konularda, Türkiye'nin bu sistem içinde yerine ve dış ilişkilerine özel ağırlık verilerek eğitim yapılır.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Uluslararası ilişkiler programında uluslararası ilişkiler, Türk dış politikası, devletler hukuku, siyasal tarih, siyaset bilimi, toplumbilim, ekonomi gibi dersler okutulur.
Gereken Nitelikler: Bu bölüme girmek isteyenlerin düşüncelerini söz ve yazı ile en etkin biçimde iletebilen, tarih, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi alanlarına ilgi duyan, en az bir yabancı dili iyi bilen, insan ilişkilerinde başarılı kimseler olmaları gerekir. Bu bölümde diplomasi alanına uzman yetiştirildiği düşünülürse, bu mesleğin üyesi olacak bir kimse için, temsil niteliğine ve genel kültüre sahip olma ve insan ilişkilerinde başarılı olma, aranan en önemli niteliklerdir.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Uluslararası ilişkiler bölümünü bitirenler açılan sınavlarda başarı gösterirlerse diploması alanında çeşitli ünvanlarla görev alabilir. Diplomat, devletin bir başka ülkede temsilcisi olup kendi ülkesi ile gönderildiği ülke arasındaki ilişkileri yürütür. Temsil görevini yürüttüğü ülkenin hükümeti ile kendi hükümeti arasındaki diplomatik ilişkileri düzenler. Mezunlar diğer siyaset bilimi mezunlarının çalıştıkları alanlarda, onların yaptıkları görevleri yapabilirler. Yerel ve uluslar arası bankalarda ticari işlemler yürütürler.
Çalışma Alanları: Üniversitelerin bu bölümlerini bitirenlerin çalışabilecekleri alanlar oldukça çeşitlidir. En önemli çalışma alanları arasında, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı gibi devlet daireleri, özel şirketler ve çeşitli kitle haberleşme kuruluşları ve uluslararası bankalar sayılabilir.
Uluslararası İşletmecilik
Uluslararası Ticaret
Urdu Dili ve Edebiyatı
Uygulamalı Takı Teknolojisi
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Uygulamalı takı teknolojisi programında temel sanat eğitimi, teknik resim, sanat tarihi, meslek kimyası, takı tasarımı, takı yapım teknikleri dünya takı tarihi gibi dersler okutulur.
Gereken Nitelikler: Uygulamalı takı teknolojisi programında okumak isteyenlerin, gözleri ve elleri sağlam ve güçlü tasarım, çizim ve sanat yeteneği yüksek, estetik görüş sahibi, dikkatli titiz kimseler olmaları gerekir. Yaratıcılık meslekte ilerlemeyi kolaylaştırıcı bir özelliktir.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Uygulamalı takı teknolojisi programını bitirenlere "Takı Teknikeri" ünvanı verilir. Takı teknikerleri kuyumculuk sektörünün tasarım ve üretim ünitelerinde takı ana modellerinin tasarımını, dökümünü, tesviye, parlatma ve taş mıhlama işlemlerini yapar. Çalışma kapalı ve iyi aydınlatılmış ortamlarda yürütülür.
Çalışma Alanları: Takı teknikerleri kuyumculuk alanında özel sektörde ücretli olarak çalışabilecekleri gibi kendi işyerlerini de açabilirler.
Uzay Mühendisliği
Uzay bilimleri ve teknolojisi programının amacı, uzay bilimleri ve uzay teknolojisi konusunda eğitim ve araştırma yapmaktır.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Uzay bilimleri ve teknolojisi programında eğitim süresi 4 yıldır. Programda, başta matematik, fizik ve astronomi konuları ile ilgili dersler olmak üzere, uzay teknolojisi ile ilgili dersler okutulmaktadır.
Gereken Nitelikler
Uzay bilimleri ve teknolojisi programında başarılı olmak için, üstün bir akademik yeteneğe sahip olmak, fizik ve astronomi konularına ve bilimsel araştırmalara ciddi bir ilgi duymak gereklidir.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler
Uzay bilimleri ve teknolojisi programını bitirenlere "Uzay Mühendisi" unvanı verilmektedir. Uzay mühendisleri hava ve uzay araçlarının tasarımı ve yapımı, bunların uzaya gönderilmesi, araçların yerden izlenmesi, araçlarla haberleşme vb. işleri yaparlar.
Çalışma Alanları
Uzay mühendisleri Aselsan, Roketsan, TÜBİTAK ve Marmara Araştırma Enstitüsü gibi kuruluşlarda görev alabilirler. Uzay mühendislerinin iş bulma şansı ülkemizin uzay araştırmalarında ilerlemesine bağlı bulunmaktadır.
Veteriner Hekimlik
Programın Amacı:
Veteriner hekimlik programının amacı, evcil, küçük ve büyükbaş ile kümes hayvanlarının ırklarının ıslahı, üretimi, yetiştirilmesi, verimliliklerinin artırılması, hayvan sağlığının korunması, hastalıklarının tedavisi, salgın hastalıkların önlenmesi, hayvansal ürünlerin (su ürünleri dahil), insan sağlığına uygunluğunun kontrolü, hayvansal ürünlerde kirlenme ve çevre kirliliği konularında eğitim-öğretim ve uygulama yapmaktır.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler:
Veteriner hekimlik programında eğitim süresi 5 yıldır. Öğretimin ilk yılında fizik, kimya, zooloji, botanik gibi dersler okutulur; ikinci yılında anatomi, histoloji ve embriyoloji, fizyoloji, biyokimya gibi alanlarda teorik ve pratik bilgiler verilir. Temel bilimler derslerini almış öğrencilere 3. ve 4. sınıflarda iç hastalıkları, cerrahi, farmakoloji, parazitoloji, bakteriyoloji, hayvan besleme, hayvan yetiştiriciliği, hayvan ırkları, bunların bakım metotları, hastalıkları ve yapağı, tiftik, deri gibi hayvan ürünlerinin üretimi, patoloji vb. alanlarda gerekli teorik dersler verilmekte, laboratuvar ve kliniklerde uygulamalar yaptırılmaktadır. Son sınıfa geçen öğrenciler ise et ve süt gibi hayvansal ürünlerin muayene ve teknolojisi, hayvanların suni ve tabii metotlarla çoğaltılması, dahiliye, cerrahi, doğum gibi hekimlik yönü ağır olan konuları kapsayan dersler alırlar ve kliniklerde hasta hayvan üzerinde uygulama yaparlar.
Gereken Nitelikler:
Veterinerlik hekimlik alanında eğitim görmek isteyen bir kimsenin üstün bir akademik yeteneğe sahip, biyoloji ve kimya konularına ilgili ve bu alanlarda başarılı, hayvanlarla ilgilenmekten hoşlanan bir kimse olması gerekir. Ayrıca, kişinin sabırlı ve dikkatli bir gözlemci olması, düşüncelerini başkalarına aktarma(ikna) gücüne sahip bulunması da beklenir. Veteriner hekimlik, hizmetin ağırlığı nedeni ile daha çok erkeklere açık bir meslek görünüyorsa da son zamanlarda kız öğrenciler de veteriner fakültelerini tercih etmektedirler.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler:
Veteriner hekimlik programı mezunlarına "Veteriner Hekim" ünvanı verilir. Veteriner hekimlerin bulundukları yörenin Veteriner Hekimleri Odasına kayıt olmaları yasal bir zorunluluktur. Bir veteriner hekimin yaptığı işler şöyle sıralanabilir:
a) Hayvan neslinin iyileştirilmesi: Yurdun çeşitli bölgelerinin iklim, tarımsal yapı ve pazarlama koşullarına uygun hayvan tür ve ırklarının saptanması, mevcut olanların iyileştirilmesi, verimlerini artırıcı yöntemlerin uygulanması.
b) Hayvan hastalıklarının tedavisi: Hayvan hastalıkları ile savaşmak için gerekli aşı, serum ve diğer biyolojik ve kimyasal maddelerin hazırlanması ve uygulanması.
c) Besin kontrolü ve koruyucu hekimlik: Hayvansal besinlerin sağlıklı bir biçimde ve yeterince üretilmesinin sağlanması; halkı, hayvansal besinlerle yayılabilecek hastalıklardan korumak için besinlerin kalite yönünden denetiminin yapılması, besinlerin sağlıklı biçimde hazırlanması, korunması, taşınması ve pazarlanmasında sağlık koşullarına uyulup uyulmadığının denetlenmesi.
d) Eğitim-Öğretim: Hayvanların bakım ve beslenmesi, sağlıklarının korunması, hayvan nesillerinin geliştirilmesi, hayvan ürünlerinin değerlendirilmesi konularında hayvan yetiştiricilerini aydınlatmak amacı ile yıllık eğitim ve öğretim programlarının düzenlenmesi, yayınların yapılması.
e) Araştırma: Salgın ve paraziter hayvan hastalıklarının önlenmesi için aşı, serum vb. ilaçlar üzerinde araştırmalar yapılması. Veteriner hekimlik, hizmeti ağır olan bir meslektir. Veteriner hekimler günlük normal çalışma süresinden fazla çalışırlar. Günün her saatinde görevli oldukları gibi resmi tatillerde bile görev yaparlar. Salgın ve paraziter hayvan hastalıkları görüldüğünde veteriner hekim sık sık köylere gitmek zorundadır. Mevcut kanunlara göre her veteriner hekim mezun olunca bir klinik açabilir. Bu özel işinde de hayvan sahibinin her başvurusuna cevap vermek durumundadır. Bütün bu güçlüklerin yanında veteriner hekim bir canlının acısını dindirmenin hazzını da duyar.
Çalışma Alanları:
Veteriner hekimlik programı mezunları ve uzman veteriner hekimler; Tarım, Orman, ve Köy İşleri Bakanlığına bağlı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünün merkez, il ve ilçe hayvan sağlığı müdürlüklerinde, Proje Uygulama ile Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğünde; Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü merkez ve hayvan ıslahı ve üretim kurumlarında; veteriner kontrol ve araştırma enstitüleri bölge labotuvarlarında; Et ve Balık Kurumu, özel sektör et kombinaları, Süt Endüstrisi Kurumu, Yapağı ve Tiftik A.Ş., Yem Sanayi vb. KİT'lerde sağlık kontrol (teknolojik ve hijyenik), kalite kontrol, üretim, işletme ve yönetiminde; Sağlık Bakanlığına bağlı enstitü ve halk sağlığı laboratuvarlarında; belediyelerde, Atom Enerjisi, TÜBİTAK araştırma laboratuvarlarında; Milli Prodüktivite Merkezi, Devlet Planlama Teşkilatında; ordu hayvan sağlığı ve gıda kontrol hizmetlerinde, ilaç firmaları, özel sektör çiftlikleri ve hayvansal üretime dayalı gıda sanayiinde; halk sağlığı ve çevre sağlığı ile ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapabilmektedir. İnsan sağlığının korunması açısından hayvansal ürünlerin önemi büyüktür. Artan nüfusu beslemek için ülkemizde hayvancılığın daha modern ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle veteriner hekimlere gereksinme duyulmaktadır. Ülkemizde halen büyük bir veteriner hekim açığı bulunmaktadır.
Yapı Öğretmenliği
Yapı Ressamlığı
Programın Amacı:
Yapı ressamlığı programının amacı mühendisler ve mimarlar tarafından tasarlanmış olan inşaat projelerini, istenilen ölçülere göre çizebilen elemanları yetiştirmektir.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler:
Yapı ressamlığı programında matematik, bilgisayar, yapı statiği, yapı bilgisi, perspektif çizimler, bina bilgisi, sıhhi tesisat, kalorifer tesisatı, çizimi, mimarı proje gibi dersler işlenmektedir.
. Gereken Nitelikler:
Yapı ressamlığı programında okumak isteyenlerin görme keskinliğine, şekil ve uzay ilişkilerini görebilme, el ve gözü içgüdümle kullanabilme, zihinde canlandırma ve düzgün çizim yapabilme yeteneklerine sahip dikkatli ve titiz kimseler olmaları gerekir.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler:
Yapı ressamlığı programını bitirenlere "Yapı Ressamlığı Teknikeri" ünvanı verilir. Yapı ressamlığı teknikerleri mimar ve mühendisler tarafından hazırlanmış projeyi istenilen ölçülere göre çizer, projelerin uygulanmasında metraj, keşif ve hak ediş hesap ve çizelgelerin hazırlanmasında mimar ve mühendislere yardımcı olur; statik proje ve hesaplarının kontrolünü yaparlar. Yapı ressamlığı teknikerleri iyi aydınlatılmış bir ortamda, ayakta veya oturarak mimarların denetimi altında çalışırlar.
Çalışma Alanları:
Yapı ressamlığı teknikerleri Bayındırlık, İmar ve İskân Bakanlığı, belediyeler gibi kamu kuruluşlarında, işletmelerin resim atölyelerinde, mühendislik ve mimarlık bürolarında inşaat şirketlerinde çalışabilirler. Bilgisayar, yapı ressamlığında işlerin daha kolay yapılmasını sağlamıştır. Bu gelişmelerin yakında meslek uygulamasında bazı değişikliklere yol açması kaçınılmazdır.
Yapı Ressamlığı Öğretmenliği
Yer Hizmetleri
Yer hizmetleri programının amacı, hava limanlarına inen uçakların uygun yerlere park ettirilmesi, hava alanındaki işaretlerin çizilmesi, yolcuların terminale veya uçağa taşınması ile ilgili işleri planlayıp yürütecek elemanları yetiştirmektir.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Yer hizmetleri programında fizik, matematik, davranış bilimleri, uçak bilgisi, havacılık ve hava trafik kuralları, yolcu ve halkla ilişkiler, aerodinamik ve performans, meteoroloji, seyrüsefer ve radyo aletleri, hareket ve hava seyrüseferi gibi dersler okutulur.
Gereken Nitelikler
Yer hizmetleri alanında başarılı olmak için kişinin genel yeteneği yanında ayrıntıları aygılayabilme gücüne sahip, dikkatli ve sorumlu bir kimse olması beklenir.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler
Yer hizmetleri programını bitirenlere "Yer Hizmetleri Teknikerri" unvanı verilir. Yer hizmetleri teknikeri, uçakların park edecekleri yerleri, uçak tiplerini ve alanda kalacakları süreyi göz önüne alarak, tespit eder, uçakların, ayrılan yerlere park edilmeleri veya ikmal yerlerine götürülmeleri ile ilgili işleri yönetir.
Çalışma Alanları
Yer hizmetleri teknikerleri THY'na bağlı hava limanları işletmelerinde görev alırlar. Ülkemizde hava taşımacılığı geliştikçe yer hizmetleri tekniklerine duyulan ihtiyaç da artmaktadır.
Yiyecek İçecek İşletmeciliği
Yönetim Bilişim Sistemleri
Yönetim ve Organizasyon
Yunan Dili ve Edebiyatı
Zihinsel Engelliler Öğretmenliği
Zootekni ,Zootekni mesleği nedir?
Zootekni programının amacı, ürünlerinden yararlanılan hayvanların üretimi, ekonomik verimlerinin geliştirilmesi, bakımları, beslenmeleri ve değerlendirilmeleri konusunda çalışacak insangücünü yetiştirmek ve araştırma yapmaktır.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Zootekni programında temel bilim derslerinden başka tarımsal ekoloji, meteoroloji, süt teknolojisi, anatomi ve fizyoloji, genel mikrobiyoloji, hayvan yetiştirme ilkeleri, yem bitkileri yetiştirme, hayvan sağlığı, üreme biyolojisi, hayvancılıkta mekanizasyon, kanatlı hayvan yetiştirme, büyükbaş hayvan yetiştirme ve hayvan ıslahı gibi dersler okutulmaktadır.
Gereken Nitelikler
Ziraat mühendisliğinin zootekni alanında çalışmak isteyenlerin normalin üzerinde bir genel akademik yeteneğe sahip, temel bilimlere, özellikle zoolojiye ve kimyaya ilgili ve bu alanda başarılı, inceleme ve araştırma merakı olan kimseler olmaları beklenir.
Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler
Zootekni programını bitirenlere "Ziraat Mühendisi" unvanı verilir. Zootekni alanında yetişen ziraat mühendisi, ürünlerinden yararlanılan hayvanların verimliliklerinin artırılması yönünde araştırmalar yapar, ayrıca hayvanların verimliliklerinin artırılması için nasıl barındırılmaları ve beslenmeleri gerektiği konusunda üreticileri aydınlatır.
Çalışma Alanları
Zootekni alanında yetişen ziraat mühendisleri Tarım, Orman, ve Köyişleri Bakanlıklarına bağlı çiftliklerde, araştırma merkezlerinde ve özel çiftliklerde, yem fabrika ve laboratuvarlarında çalışabilirler ve kendileri özel çiftlik kurabilirler.
Meslek Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
1-Ben Neler Yapabilirim?
Yetenek, belli bir eğitimden yararlanma gücüdür. Bireyin hangi eğitim programında başarılı olabileceğini gösterir. Yetenek meslekteki başarıyı etkileyen etkenlerden biridir ve temel gerekliliktir. Seçtiği mesleğin gerektirdiği azami yetenek düzeyine sahip olmayan bireyin o meslekte başarılı olması mümkün değildir. Bunun yanında sahip olduğu yeteneklerinin kapasitesinin altında bir yetenek düzeyi gerektiren mesleğe yönelen bireyin meslekte doyum sağlaması da mümkün olmayacaktır.
Akademik yeteneğin, derslerindeki başarı ya da başarısızlığının araştırılması, sözel ya da sayısal düşünme yeteneklerinden hangisinde daha başarılı olduğunu belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için bireyin fen, sosyal, matematik ve Türkçe derslerindeki başarısı bir ölçüt olabilir. Bunun dışında cisimleri üç boyutta görebilme, şekiller arası benzerlik ve farklılıkları bulabilme gücü de araştırılması gereken bir yetenek alanıdır. Sayısal düşünme gücüne sahip olmayan, yani fen, matematik gibi sayısal derslerde başarı elde edemeyen bir bireyin tıp fakültesi, diş hekimliği, mühendislikler gibi sayısal puan ile öğrenci alan yükseköğretim programlarında başarılı olmaları mümkün değildir. Cisimleri üç boyutlu görebilme, bir evin planına bakarak o evin yapılmış halini göz önünde canlandırabilme gücüne sahip olan birey mimarlık eğitiminde başarılı olabilir. Sözcükleri ustalıkla kullanamayan, zengin bir sözcük dağarcığına sahip olmayan kişinin dil ve edebiyat programında başarılı olması zordur.
2- Ben Neleri Yapmaktan Hoşlanırım?
Yetenekler bireyin hangi eğitim programında daha başarılı olabileceğini gösterirken; ilgiler, bireyin hangi alanlarda hangi faaliyetlerle uğraşmaktan zevk duyacağını belirler. İlgiler, yetenekle ilişkilidir. İlgi duyduğumuz alanlar, çoğunlukla yetenekli olduğumuz alanlardır.
Seçilecek olan meslek, insanlarla diyalogu, onları yönlendirmeyi, onlara yardımcı olmayı mı? yoksa insanlarla değil de objelerle uğraşmayı gerektiriyor? Aynı zamanda edebiyata, müziğe, güzel sanatlara karşı olan ilgiyi karşılıyor mu?
Birey, ilgi duyduğu, hoşlandığı şeyleri severek yapar. Bireyin ilgi duymadığı bir faaliyete yönelmesi hem mesleki doyumunu, hem de başarısını olumsuz etkileyecektir. insanlara yardım etmekten, insanların sorunlarını dinleyip, sorunlarına çözüm aramaktan zevk almayan bir psikologun başarılı olma olasılığı düşüktür.
3-Ben Ne istiyorum?
Yetenek ve ilgilerin belirlenmesinin ardından bireyin meslekteki beklentilerini tanımlaması gerekir. İş değerleri, bireyin meslekte nelere önem verdiğini, mesleki faaliyetin sonunda elde etmek istediği olanakları gösterir. Kazanç, yaratıcılığı kullanma, liderlik, yeteneğini kullanma, işbirliği, ün sahibi olma, sosyal statü, düzenli yaşam, değişiklik gibi iş değerleri vardır. Birey bu değerlerden kendisi için önemli olanları belirlemelidir. Kendisine belirlediği bu değerleri sağlayacak mesleğe yönelmelidir. Ancak ilgi ve yeteneklerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Meslekte düzenli bir yaşama, sosyal statüye, işbirliğine, yaratıcılığın anlatım bulmasına önem veren birey kendisine bu beklentilerini sağlayacak "öğretmenlik" mesleğini tercih edebilir. Zor iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur.
4-Karakterim Nasıl?
Bireyin meslek seçiminde isabetli olabilmesi kişilik özelliklerini çok iyi tanıyıp bu özellikleri gerektiren mesleklere yönelmesine bağlıdır. Bireylerin çok farklı kişilik özellikleri vardır. Atak, girişken, çekingen, uysal, hırslı, idealist, hayal gücü zengin, realist, mantıklı, sinirli, kendi başına buyruk, alçak gönüllü, düzenli, kurallara bağlı vb. Bireyin, sayılan bu özelliklerden hangisine sahip olduğunu belirlemesi, seçimini bu doğrultuda yapması gerekir.
Örneğin; ikna gücü yüksek, dışa dönük, insanlarla devamlı sıcak ilişki kurabilen girişimci niteliklere sahip olan birey avukat, politikacı ya da pazarlamacı olabilir. Kurallara bağlı, düzenli, statüye önem veren, sorumlu, nesnelerle uğraşmaktan hoşlanan bireylerin bankacılık, büro memurluğu, muhasebe gibi mesleklere yönelmeleri isabetli olacaktır.
B-Bireyin Meslekleri Tanıması
Bireyin kendini tanımasının ardından ilgi duyduğu meslekleri de tanıması gerekir.
Bireyin meslekler hakkında araştırmasını;
- Meslek mensuplarının yaptığı temel faaliyetler
- Çalışma ortamı
- Çalışma koşulları
- Çalışanlarda aranan nitelikler
- Mesleğe hazırlanma
- İlk işe giriş
- Meslekte ilerleme
- Kazanç
- İş bulma olanağı ve mesleğin geleceği
- Mesleğin gerektirdiği nitelikler vb. konularında yoğunlaştırması gerekir.
Birey kendi özellikleri ile mesleğin özelliklerini eşleştirerek kararlarını oluşturabilir. Üzerinde durulacak temel nokta; bireyin kendini olmak istediği gibi değil, olduğu gibi objektif olarak tanımasıdır. İlgi duyduğu meslekleri de olumlu-olumsuz yönleri ile bilmesidir. Bireyin doğru meslek seçimi yapabilmesi için kararlarını kendisinin vermesi, bu karar doğrultusunda ailesini ikna etmesi, anne-babanın da gencin bu kararına saygı göstermesi gerekir.
Kişilik özelliklerinize, yeteneklerinize, günün koşullarına uygun bilinçli bir meslek seçimi toplumda sağlıklı, mutlu, kendi kendisiyle barışık insanların sayısını da çoğaltacaktır. Meslek seçimi hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşımaktadır. Bireysel yönden birtakım fizyolojik ihtiyaçların doyurulmasında; toplumsal açıdan da toplumsal gelişmeye temel oluşturacak olan insan gücünün planlanmasında önemi açıkça görülmektedir.
Meslekleri Tanıma İle İlgili İpuçları
· Danışman Öğretmeninize ve Rehberlik Uzmanlarına mesleklerle ilgili sorular sorunuz.
· Meslek tanıtım seminerlerine ve üniversitelere yapılan ziyaretlere katılınız.
· Seçmeyi düşündüğünüz meslek mensuplarıyla görüşerek onların meslekleriyle ilgili görüşlerini alınız. Onlara çalışma ortamlarını, çalışma koşullarını, yaptıkları işleri, çalışanlarda aranılan bedeni ve eğitimsel özellikleri, iş kıyafetlerini, işlerinin yapımı için gerekli yeterlilikleri, iş içinde karşılaştıkları güçlükleri, işlerinin olumlu ve olumsuz yönlerini, meslekte ilerleme durumlarını, kazanç durumlarını, mesleki hareketlilik durumlarını ve mesleğin geleceğinin ne olabileceğini sorunuz.
2008 ÖSS Soruları ve Cevapları
ÖSS 2007 Soruları ve Cevapları İndir
ÖSYM 2008 - 2009 ÖĞRETİM YILI YÜKSEKÖĞRETİM İSTATİSTİKLERİ
BÖLÜM 1 : ÖZET TABLOLAR
1. ÖĞRENCİ SAYILARI ÖZET TABLOSU
2. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM ELEMANLARI SAYILARI ÖZET TABLOSU
3. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI EĞİTİM BİRİMLERİNE GÖRE ÖĞRENCİ VE ÖĞRETİM ELEMANLARI SAYILARI
4. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI İLLERE GÖRE ÖĞRENCİ VE ÖĞRETİM ELEMANLARI SAYILARI
5. ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI
6. YAŞLARA GÖRE 2008 - 2009 ÖĞRETİM YILI YENİ KAYIT OLAN ÖĞRENCİ SAYILARI
7. YAŞLARA GÖRE 2008 - 2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİ SAYILARI
8. YAŞLARA GÖRE 2007 - 2008 ÖĞRETİM YILI MEZUN OLAN ÖĞRENCİ SAYILARI
9. YAŞLARA GÖRE 2007 - 2008 ÖĞRETİM YILI LİSANS PROGRAMLARINDAN ÖNLİSANS DİPLOMASI ALAN ÖĞRENCİ SAYILARI
10. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM ELEMANLARININ AKADEMİK GÖREVLERİNE GÖRE SAYILARI
11. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM ELEMANLARININ STATÜLERİNE GÖRE SAYILARI
BÖLÜM 2 : ÖĞRENCİ SAYILARI
12. ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI13. ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE LİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI ( ÜNİVERSİTELER - DİĞER EĞİTİM KURUMLARI )
14. ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE ÖNLİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI ( ÜNİVERSİTELER - DİĞER EĞİTİM KURUMLARI )
15. LİSANS PROGRAMLARINDAN ÖNLİSANS DİPLOMASI ALAN ÖĞRENCİ SAYILARI
16. ULUSLARARASI STANDART EĞİTİM SINIFLANDIRILMASINA GÖRE LİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI
17. ULUSLARARASI STANDART EĞİTİM SINIFLANDIRILMASINA GÖRE ÖNLİSANS DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİ SAYILARI
18. YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM BİRİMLERİNE GÖRE SAYILARI
19. YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERİN UYRUKLARINA GÖRE SAYILARI ( ÜNİVERSİTELER )
19. YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERİN UYRUKLARINA GÖRE SAYILARI ( DİĞER EĞİTİM KURUMLARI )
20. ENSTİTÜLERE GÖRE LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİ SAYILARI
21. ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİ SAYILARI ( ÜNİVERSETELER )
21. ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİ SAYILARI ( DİĞER EĞİTİM KURUMLARI )
22. TIPTA UZMANLIK TÜZÜĞÜNE GÖRE İHTİSAS YAPANLARIN EĞİTİM BİRİMLERİNE GÖRE SAYILARI
23. TIPTA UZMANLIK TÜZÜĞÜNE GÖRE İHTİSAS YAPANLARIN ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE SAYILARI ( ÜNİVERSİTELER )
23. TIPTA UZMANLIK TÜZÜĞÜNE GÖRE İHTİSAS YAPANLARIN ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE SAYILARI ( DİĞER EĞİTİM KURUMLARI )
BÖLÜM 3 : ÖĞRETİM ELEMANLARI
24. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM ELEMANLARININ AKADEMİK GÖREVLERİNE GÖRE SAYILARI25. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI LİSANS EĞİTİMİ VEREN YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARINDA GÖREVLİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE SAYILARI
26. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖNLİSANS EĞİTİMİ VEREN YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARINDA GÖREVLİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE SAYILARI
27. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ENSTİTÜ VE ARAŞTIRMA MERKEZLERİNDE GÖREVLİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ ÖĞRETİM ALANLARINA GÖRE SAYILARI
28. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI YABANCI UYRUKLU ÖĞRETİM ELEMANLARININ AKADEMİK GÖREVLERİNE GÖRE SAYILARI
29. 2008-2009 ÖĞRETİM YILI ÖĞRETİM ELEMANLARININ STATÜLERİNE GÖRE SAYILARI
İki Asamali ÖSS Yeni Sınav Sistemi
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2010 yılından itibaren uygulamaya konulacak iki aşamalı üniversiteye giriş sınavının birinci basamağının mevcut sistemdeki ilk dört testin soru sayısının biraz daha artmış, ikinci basamağının da eskiden uygulanan iki basamaklı sistemin gelişmiş hali olduğunu belirtti.
Yarımağan, YÖK�ün kararıyla gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlayacak yeni sisteminin ana hatlarını AA muhabirine anlattı.
Yeni sistemin iki aşamadan oluştuğunu, ikinci aşamada yabancı dil dahil toplam beş ayrı sınav uygulanacağını ifade eden Yarımağan, birinci aşamanın Nisan başlarında, ikinci aşamanın da Haziran sonlarında iki hafta sonu cumartesi-pazar günleri gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirdi. Yarımağan, "Yeni sistem, eskiden uygulanan iki basamaklı sınava dönüş değil ama eskinin tam gelişmiş hali denilebilir" dedi.
Üniversiteye girişte 1999�da geçilen sistemin olumsuz etkileri olduğunu belirten Yarımağan, ÖSS�de ortak derslerin okutulduğu 9. sınıftan sonra soru yöneltilmediği için öğrencilerin bu sınıftan sonraki sınıfların derslerine ilgi göstermediğini belirtti. Dolayısıyla öğrencilerin üniversiteye "yetersiz"
geldiklerini kaydeden Yarımağan, şöyle konuştu:
"Mesela Matematik�ten, Fizik�ten, Kimya�dan 9. sınıf sonrasından hiç soru sormuyorduk. Sormadığımız için de öğrenci o konuları sınıfını geçecek kadar çalışıyordu, çok fazla kendini vermiyordu. Hatta şöyle olumsuz durumlarla ilgili bize bilgi geliyordu: Bazı öğretmenler öğrenciye destek olmak için 11. sınıf
programındaki dersi anlatmıyor, (nasıl olsa bu konu üniversite sınavında sorulmuyor) diye 9. sınıf ve ilköğretimdeki konuları tekrar ediyor. Amaç, daha çok sayıda öğrenci üniversite sınavını kazansın, hem öğrenci avantajlı çıksın hem de okul daha çok öğrenciyi üniversiteye soktuğu için avantajlı çıksın. Bu, çok olumsuz bir durumdu.
Bu nedenle 2006�da biz bu olumsuz durumu kısmen düzeltmek için sistemi değiştirerek, mümkün olduğunca lise müfredatını kapsayan sorular sormaya başladık. Tabii bunu yaparken seçmeli derslerden değil, zorunlu derslerden
sorular soruyoruz. Yalnız bu değişikliği yaparken 1999 öncesine, yani iki basamaklı sınava olduğu gibi dönmedik. Tek oturumda bunu gerçekleştiren bir model oluşturduk. Tek oturumda, yani şu anda uygulanan sistemde hem ortak müfredata dayalı sorular hem de lisenin son yıllarında okutulan zorunlu alan derslerine dayalı sorular soruyoruz. Bu değişiklik, sistemin getirdiği eski olumsuzlukların bir kısmını düzeltti. Öğrenci artık 9 ve 10. sınıftaki Matematik, Fizik, Kimya, Sosyoloji, Psikoloji gibi derslere önem veriyor."
Yarımağan, mevcut sistemin de bazı olumsuzlukları bulunduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tek oturumda, 195 dakika süre vererek, bu süre içinde öğrenciden çok şey istiyoruz. Bu süre içinde 10-15 dersteki bilgisini bize aktarmasını bekliyoruz. Bu, ölçme açısından çok sağlıklı bir ortam değil. Öğrenci örneğin 15 dakika Coğrafya, 20 dakika Tarih, 10 dakika Sosyoloji, 10 dakika Kimya sorusu cevaplayacak. Birbiriyle çok da ilişkili olmayan sorulara cevap verecek. Üstelik bazı derslerden öğrencinin bilgisini tam ölçmek de mümkün olmuyor. Mesela Sosyoloji�den 3, Coğrafya�dan 8-10 soru soruyoruz. 3-5 ya da 8-10 soruyla öğrencinin belirli derslerdeki bilgilerini ölçmek çok da sağlıklı olmuyor.
Mevcut sistemin olumsuzlukları, kısa sürede birbiriyle çok da ilgili olmayan derslerden ölçme yapılması, ders düzeyindeki soru sayıları çok az olduğu için ders düzeyinde ölçümlerin çok sağlıklı olmaması, puanlar hesaplanırken ders düzeyinde değil ders grubu düzeyinde hesaplama yapılması... Mesela biz şu anda
Fen puanı hesaplıyoruz. Fen puanının içinde Fizik, Kimya, Biyoloji ayrımı yapmıyoruz. Oysa yerleştirme sırasında üniversitelerdeki bazı programlar için belki Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya�yı ayrı ayrı ölçmekte yarar var.
Ayrıca mevcut sistemde tüm sorular çoktan seçmeli. Tüm soruların çoktan seçmeli olmasının eğitim üzerinde olumsuz etkisi var. Öğrencinin belli yetenekleri gelişmiyor. Bütün bunları dikkate alarak yeni bir model geliştirdik."
"ÖLÇME-DEĞERLENDİRME AÇISINDAN DAHA SAĞLIKLI BİR SİSTEM"
Yarımağan, yeni sistemde "soru türlerinin değiştirilmediğini, tüm soruların yine çoktan seçmeli test şeklinde olmaya devam edeceğini ancak ders düzeyinde ve o dersten daha çok soru yöneltilerek bir ölçme yapılacağını"
vurguladı.
Yarımağan, "Öğrenciler bir sınavda birbiriyle ilgisiz konulardan değil, birbiriyle ilgili birkaç dersten sorulara cevap verecek. Ölçmeyi eşit sürelerde yaparak, ders puanlarının karşılaştırılabilir puanlar olmasını sağlayacağız. Yani, ölçme değerlendirme açısından daha sağlıklı bir sistem oluşturuyoruz.
İleriye dönük olarak da çoktan seçmeli test soruları dışındaki soru türlerinin sorulabileceği bir ortam yaratmaya, bunun altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
2010�da uygulanacak iki aşamalı sınavın ilk aşamasının "mevcut sistemdeki ilk dört testin soru sayılarının biraz artmış hali" olduğunu belirten Yarımağan, soru sayısının ne kadar artacağına ilişkin kararın henüz verilmediğini ifade etti. Yarımağan, "Şu anda uygulanan ÖSS�de ilk testlerde 30�ardan toplam 120 soru soruyoruz. 120 sorunun üstüne ikinci testler soruluyor ve öğrenci toplam 180 soru yanıtlıyor, 195 dakika da süre veriliyor. Yeni sistemde soru sayısı 160-180 dolaylarına çıkabilir. Verilen süre artmayacak, muhtemelen 3 saat olacak" dedi.
Yarımağan, birinci aşamanın sonunda adaylar için sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı olmak üzere üç puan türü hesaplanacağını ancak bu puanların aralıklarının ne olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Birinci aşamadaki puanlarla meslek yüksekokulları ve açıköğretime girilebileceğini ifade eden Yarımağan, ayrıca bazı lisans programlarına da bu puanlarla girilebilmesine yönelik düşünceleri olduğunu söyledi.
İKİNCİ AŞAMA NASIL YAPILACAK?
Birinci aşamada başarılı adayların ikinci aşamaya başvurma hakkı kazanacağını kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada dört ana alanda sınav yapılacağını, yabancı dil sınavının da ayrıca gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yarımağan, ikinci aşamadaki dört sınavın nasıl yapılacağını şöyle anlattı:
"Aslında bu sınavlar, bugünkü mevcut sistemde iki numaralı testlere karşılık geliyor. Matematik-Geometri, Fen Bilimleri (Fizik-Kimya-Biyoloji), Edebiyat-Coğrafya ve Sosyal Bilimler (Tarih-Coğrafya ve Felsefe grubu) sınavları var. Aday, bu dört sınavdan hangilerine gireceğini bize başvurarak, bildirecek.
Normal koşullarda adaylar bu sınavlardan ikisine girecekler. Ortaöğretimde bitirdikleri alana ve gitmek istedikleri bölüme bağlı olarak, bu sınavlardan ikisine girmeleri yeterli olacak. Örneğin Fen-Mühendislik alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar, örneğin Matematik ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavına girecek. Buna karşılık İktisat-İşletme grubundaki programlara gitmek isteyenler ikinci aşamada Matematik-Geometri sınavıyla Edebiyat-Coğrafya sınavına girecek. Sosyal Bilimler alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar ikinci aşamada Edebiyat-Coğrafya sınavı ile Sosyal Bilimler sınavına girecek. Yani adayların çok büyük çoğunluğu iki sınava katılacak. Yabancı dil puanıyla öğrenci alan programlara gitmek isteyen adaylar ise sadece yabancı dil sınavına girecek.
Yabancı dil sınavına gireceklerin diğer dört sınavın hiçbirine girmelerine gerek yok. Ama aday birden çok gruptaki programlara gitmek, mesela hem Fen-Mühendislik programlarından hem de İşletme-İktisattan tercih yapmak istiyorsa o zaman dört sınavın üçüne girecek. Bir aday isterse bu beş sınavın beşine de girebilir. Ama bu çok istisnai bir durum olur. Bence adayların yüzde 99�u iki sınava, küçük bir kısmı üç sınava girecek. Dört ve beş sınava giren sayısı istisna olur."
ÖLÇME NASIL YAPILACAK?
Yarımağan, yeni sistemde "ölçme-değerlendirmenin" bugünkü sistemden farklı yapılacağını bildirdi. Öğrencinin başarısının "ders düzeyinde" ölçüleceğini ifade eden Yarımağan, yeni sistemin en önemli özelliklerinden birinin bu olduğunu bildirerek, şunları kaydetti:
"İkinci aşamadaki sınavlarda mesela bir Fen puanı, Sayısal, Sözel ya da Eşit Ağırlıklı puan olmayacak. Aday hangi sınava girmişse o sınavdaki tüm derslerin puanı hesaplanacak. Mesela bir Fizik, bir Kimya, bir Biyoloji puanı olacak.
Düşündüğümüz başka bir şey, soru kitapçıklarını da derslere göre ayırmak ve süreleri buna göre sınırlamak. Yani öğrenciye �Al sana 180 dakika, Fizik, Kimya, Biyoloji sorularını bu sürede cevapla� demeyeceğiz. Sınavda adaylara Fizik sorularını vereceğiz belli bir süre sonra alıp, Kimya sorularını, ardından diğer dersin sorularını vereceğiz. Bu durumda bütün adaylar mesela Fizik sorularını aynı sürede cevaplayacak. Dolayısıyla Fizik notları, eşit sürelerde cevaplanacağı için birbiriyle karşılaştırılabilir notlar olacak. Şimdi mevcut sistemde öğrencinin Fizik notlarını hatta Fen puanlarını birbiriyle karşılaştırdığımızda, bazı şüpheler var. Çünkü mevcut sistemde Fen sorularını cevaplamak için bir aday yarım saat harcıyor, diğer bir aday bir saat harcıyor. Yarım saat ve bir saat gibi farklı sürelerde cevaplanan soruların sonuçlarını birbiriyle karşılaştırdığınızda bu eşitsizlik oluşturuyor. Yeni sistemde ölçmenin daha sağlıklı olmasını sağlayacağız. Zaten gerek lisede, gerekse üniversitedeki tüm sınavlarda bu şekilde yapılıyor. Öğrenci hiçbir zaman lisede Fizik ve Kimya sınavına birlikte girmiyor. Üniversitede de böyle."
HESAPLAMA
Adayların yerleştirme puanları hesaplanırken hem ilk aşamadaki sınavda hem de ikinci aşamada katıldığı sınavlardaki başarıların dikkate alınacağını vurgulayan Yarımağan, birinci aşamadaki sınavın etkisinin ne kadar olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Yarımağan, hesaplamada izlenecek yolu şöyle aktardı:
"Örneğin Fen-Mühendislik programlarına girerken kullanılacak olan puanlar için birinci aşama artı ikinci aşamadaki Matematik-Geometri ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavı... Dolayısıyla aday toplam üç sınava girmiş olacak.
Bu üç sınavın sonuçları hesaplama yapılırken birbirine yakın oranlarda kullanılacak. Üç sınavın içinde tabii alt testler var. Mesela birinci sınavda Türkçe, Fen testleri vardı, ikincisinde Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji. Bunların hepsini kullanarak çok sayıda puanlar oluşturacağız. Örneğin sayısal grup için bir tek puan olmayacak. Bugünkü sistemde sayısal için tek bir puan var ve bu puan hem tıp fakültesi hem hemşirelik hem eczacılık hem fizik mühendisliği hem bilgisayar mühendisliği hem astronomi hem makina mühendisliği, hem ziraat mühendisliği gibi birbiriyle benzer olmayan programların hepsi için kullanılıyor.
Yeni sistemde farklı puan türleri oluşturarak her puan türü için o puan türünün gerektirdiği bilgilerden oluşturulmuş bir sistem geliştireceğiz. Mesela tıp fakültesi için eğer Kimya ve Biyoloji bilgisi daha önemliyse tıp fakülteleri için bu derslerin ağırlığını biraz arttıracağız, tıp fakülteleri öğrenci alırken bu derslerin ağırlıklı olarak hesaplandığı puan türünü kullanacak. Makina mühendisliğine girerken Matematik ve Fizik�in ağırlığının daha çok hesaplandığı puan türleri kullanılacak. Bir tane sayısal puan yerine belki adı sayısal da
olmayan örneğin 5-6 veya 8-10 tane çeşitlendirilmiş puan türü olacak. Yani ana puan türleri kendi içlerinde çeşitlendirilecek."
Yarımağan, üniversitelerdeki hangi programların, hangi derslerin ağırlıklı olduğu puan türlerini kullanacaklarının fakültelerin de görüşü alınarak belirleneceğini ifade etti.